
Soğuk havalar yüzünden para kaybetmeyi bırakın!
Her kış aynı durum yaşanıyor. Harika bir açık alanınız var, ancak müşterilerin üşümek istemediği için masalarınızın yarısı boş kalıyor.
Çoğu ısıtıcı havaı ısıtmaya çalışır. Ama açık alanda bu ısınmış hava, rüzgar estiği anda hemen uçup gider. Aslında siz sadece çevreyi ısıtmak için para ödüyorsunuz.
Biz farklı bir yöntem kullanıyoruz. Kısa dalga kızılötesi teknolojisini kullanıyoruz. Rüzgara karşı mücadele etmek yerine, bu teknoloji havayı hiçe sayarak doğrudan insanları ve eşyaları ısıtır.
Sanki güneşin altında duruyormuşsunuz gibi hissedersiniz.
Gölgeden çıktığınızda cildinizin ısındığını hissettiğiniz o anı hatırlıyor musunuz? İşte burada da aynı şey oluyor. Artık müşterilerin yanlarında ısıtıcı olsa bile üşüdükleri “soğuk bölgeler” yok. Oturdukları anda ısıyı hissederler.
Dürüst olalım: Isı bir iş aracıdır. Eğer Aralık ayında bahçenizin %30’u boş kalıyorsa, değerli alanlarınızı boşa harcıyorsunuz demektir. Müşterileriniz rahat olduğunda orada kalırlar; ekstra içki siparişi verirler, tatlı isterler. Rüzgarın etkisi ne olursa olsun, alanınızın her santimetresini kullanabildiğinizde karlılıkınız çok daha iyi olur.
Ancak unutmayın: Bunu tavana asıp en iyisini ummak yeterli değil. Doğru yerlere yerleştirmek çok önemlidir. Fazla yüksek yerlere yerleştirirseniz ısı seyrekleşir; fazla alçağa yerleştirirseniz müşterilerinizi yakarsınız. Lambalarınızın gücüne göre uygun bir düzenleme yapmanız gerekiyor.
Ayrıca elektrik konusunda da dikkatli olmalısınız: Bu yüksek wattlık cihazlar çok fazla elektrik tüketir. Elektrik panelinizin bu yükü kaldırabileceğinden emin olun. Cumartesi gecesi müşterileriniz soğukken kesintilerin olması çok kötü bir durumdur.
Kabloları doğru şekilde yerleştirip ısıtıcıları doğru yerlere koyarsanız, hava koşulları konusunda endişelenmenize gerek kalmaz.